Bügün okul hayatımın son dersi olan sınavım açıklandı.Geçmişim dersten.Bitti okul.İçimde adını koyamadığım bir şeyler var.Burukluk gibi.Yaşadığım,büyüdüğüm bu şehirden ayrılmak tuhaf bir şey.
Asıl tuhaf olansa sanki çocukluğumu ellerimin arasından alıyorlar.Beraber büyüdüğüm,beraber güldüğüm,beraber ağladığım kardeşimden uzak kalma hissi tam olarak böyle tanımlanır sanki.Çocukluğum ellerimin arasından kayıp gidiyor gibi hissediyorum.Lisede yaşamıştık bunu.Terminale giderken bir el sallayışı vardı otobüsün arkasından bakıyordum.Tuhaf hissetmiştim.Şimdi ki tuhaflık bunun level atlamış hali sanki.Günde 25 kere aradığım insan haftanın her günü benimle olan insan,nasıl olur ne yaparım hiç bir fikrim yok.Aile sadece anne baba değildir.Bunu öğreten adamdan öyle veya böyle ayrılmak hiç kolay değil şu zamanlarda.Aşk acısı bile bu kadar koymuyordu adama.Bir insan düşünün. Ne arkadaşınız ne dostunuz.Çok farklı siz bir şey söylediğinizde ne cevap vereceğini bildiğiniz bir insan.Sanki damarını kesseler aynı acıyı seninde yaşadığın insan.Sanırım bu dostluğun baya bir level üstüydü.Ömrüm boyunca süreceğini bildiğim tek şey bu.Çok insanlar tanıdık.Nice kahpelikler yaşadık.Elimi koyacak bir omuzu sanki kaybediyorum.Kanatsız bir kuş uçabilir miydi? Sanki tüm gücümün yarısı eksik olacak gibime geliyor.Aynı şehirde değilken sürekli bir yarımlık kalacak gibi geliyor.Sanırım bu duygusal bir tramva.2 adam koymuşsunuz hayatınıza hiç bu adamlar olmassa ne yaparım diye düşünmemişsiniz.Çaresizliğin nasıl bir duygu olduğunu tekrar anladığım şu zamanlarda neye sevinip neye üzüleceğimi şaşırmışım.Aklımda beni yolcu edişleri.Arkamdan el sallayışları var.Zor tutuyorum kendimi tam da şu zaman.Her zaman seveceğim.
