4 Nisan 2021 Pazar

kaybolan yıllar

 yaş kemale ermeye başladı hissediyorum

dostlar gitmiş dağılmış niye böyle direkt giriyorum anlatayım

dost, yeri gelir aileden daha önemlidir her şeyini paylaştığın bildiğin insandır dost 

dost olmadan yaşanır mı yaşanmıyormuş öylesine nefes alıyoruz işte 

para güzel mekanlar güzel yiyecekler hiç bir şey tad vermiyor o 5 liralık tavuklu pilav gibi olmuyor

ya biz çok sevdik dost dediğimiz insanları ya onlar dostumuz değildi 

arada bir böyle eski günler şerit gibi geçer gider gözlerinizin önünden o şeritlerden kaç kişi hayatınızda?

onlarla büyüyüp onlarla gülüp onlarla ağladığınız insanların sizi unutması o dostluğun yok olması kadar 

hayatta ne üzebilir insanı? düşünüyorum şimdi dünyanın en güzel hatunuyla bir ömür geçirsem her şey 

elimin altında olsa biliyorum ki yine eskisi gibi yüzüm gülmeyecek hiç bir sebep yokken aptal aptal 

şeylerle gülüp eğlenemeyeceğim. ya da başka bir insanın derdine ondan daha çok üzülemeyeceğim. 

his yok his. his yoksa yaşıyorsun da ne anlamı kaldı ki.


şey gibi bu bişeyi kaybetmişsin ve bir daha asla bulamayacaksın o kaybettiğin şeyde yaşam ümidi hayatta 

seni var eden dostların. 


şükür insanlığımızı kaybetmedik. yıllardır yazdığım söylediğim AGA BEN STABİL hayat istemiyorum

doğ,büyü çalış evlen cocuk yap öl bunu istemiyorum dedim yola sürükleniyorum biliyorum. 

ama bizi bu yola ayıranlar utansın. ne diyeyim.

düşünsene hiç aşk acısı çekmiyorum artık aşk şarkıları beni üzmüyor. sadece aile dediğim dostların böyle değişik yok olması ve bir daha hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacak olması. aşk acısından beter bilginize.bye


6 Kasım 2020 Cuma

Emanet Farkındalığı

Sa,

Son zamanlarda yine sahte anlık gülmeler devam ediyor.

Yaş 25'e gelmiş hiç insan sahibi olamamışız.

Özel hissettiğimiz tüm günler o kadar eskide kalmış ki, hisler kaybolmuş.

Kalbimi kıpırdatan ne bir obje ne bir an ne bir insan kalmadı.

 Nasıl gidecek bilmiyorum, ne yapmalı onu hiç bilmiyorum.

Yine hepinizin amınakoyayım diyesim geliyor da, kimse kalmadığı gerçeği perdeliyor cümlemi.

70 senelik ortalama bir yaşamda mutlu anlar/mutsuz anlar yapsak hanginiz artıda olursunuz?

 Var mı böyle bir yaşam, ya da böyle bir  yaşamı size sağlayacak herhangi bir şey? insan,para?

Nankör olan tüm şeyleri güzel sanıyoruz. Parayı,insanları............

Sırf lüks arabaların yan koltuğunda oturabilmek için sevmediği,hiç bir şey hissetmediği adamların yanında olan kadınlar ölse bile düzelmeyecek gibi. Bu sorun bile sıradanlaştı.

Ne uğruna yaşıyosunuz lan bi düşünün bunu ciddi ciddi

kimse kalmadı evet ama yine de hepinizin amınakoyayım.

bye

17 Aralık 2018 Pazartesi

kötü yalnız çocuk

o kadar zaman geçti üniversiteye gittim memleket kokusuna namlı şanlı adabazara.
4 yıl nasıl geçti
para yok düzgün yemek yok sersefilim baya bi
yarım ekmeğin içine hindi salamı koymuşum
ulan öyle bi tatlı geliyor ki lüksümüz olmuş
yine de umutluyum,mutluyum
yaşadığımı hissediyorum ki gülüyorum
eğlendiğimi hissettiğim zamanlar da yaşıyorum olum ben
hiç bi bokta olamadık işin garibi
aslında nesi garipti ki
iyi insan olucam abi
iyi olucam ya
üzmiycem insanları diye
bitirdim kendimi........
yok oluyorum
görmüyorsunuz
beni üzen tüm insanlar
neden bu kadar aptallar?
neyse bitti üniversite olayları
askere gittim kolay olmadı
sağ kolda kol bacak
sol kolda kopan kafa taşıdım
zorlandım
zordu
bitsin dedim be askerlik
bitti
eğer orayı özlüyorsam
askerliği
işte beni bitirdiniz dedim ya
bitirdim kendimi.........
o şey bu şey işte
diyorum ki bişeyler yapmalıyım
para kazanmalıyım
tekrar yaşadığımı hissediyim be
deniyorum
yapamıyorum.
aklımda bissürü bişeyler var yapmak istediğim
bunlar hep para
artık aşk yok
yazmıyorum
aşk
çünkü
gerçekten yok artık
istediğim şeyleri yapamıyorum
yapamayacağım gibi gözüküyor
bir gün bu dünyadan göçüp gidersem
şunları okuyan varsa
gelsinler yanıma
orda bari yalnız olmam
sanki yazıyorum
tek ben biliyorum
öyle hissediyorum
sonra o kadar şey düşünüp
eskiden yaptığım gibi
neyse siktir et
iyi insan ol
diyorum
yine diyorum mesela
eskiden ama bunu diyince gerçekten siktir edebiliyordum bir süre
şimdi sanki
kandırıyorum kendimi
amaan siktir et diyorum
ama içim etmiyo
çok kötü bişey bu
yaşamayın
istiyorum.
çok değer vermeyin
ÇOK sevmeyin
sevin ama bokunu çıkarmayın harbiden
sen kimsin aq diyebilirsin
ama ÇOK sevme insan evladı
hayatın,gerçeklerin farkına var
PARA!
var bunun farkına
ben hala diyorum
bu parayı bulanın amınakoyim diye
hala kabullenemiyorum
böyle bir şeyi
ama yanlış!
düşün!
kazan!
yeme kendini
bitirme
bakma bana
ya da bak
olma benim gibi
saçma sapan bir şeyler yazdım yine
iyi geceler

-bir 5 dk sonra-

aklıma gelmişken şair değilim ben.
afilli sözler beklemeyin.
öyle bodozlama giriyorum anlık.
sevgiler.

14 Ekim 2018 Pazar

yüzyıl

Kalabalık bir şehrin virane bir semtinde sabaha kadar boş boş oturup 12'de uyandıktan sonra ne yapacağını bilmemek, kafayı yemeye ramak kalmışken zamanın geçtiğini mi geçmediğini mi anlamak veya anlayamamak. Bir gün saçma sapan bir yerde saçma sapan bir saatte birini görmek. Melankoliye bağlamak. Bazı önemli kararlar alıp uygulamamak. Eskiyi düşünmemeye çalışırken alakasız bir şeyle eski günlerdeki mutluluğu özlemek. Kısa bir zaman geçirmiş olmaya rağmen hayatını kapladığını anlamak ara ara. Niye böyle yapıyorlar lan bana? demek. Bir şeyleri yoluna sokmaya çalışırken yolların karla kaplanması, ayağındaki ayakkabının bez olması. HADİ! derken, o bez ayakkabının gerçekliği. Napcaz abi? demek birbirine. Kaderimize razı mı olucaz, olmasak nolucak demek. Bazen iyi düşünmek. Sevdiğim insanlar iyi olsun da, gerisinin koy amına demek. Sonra sevdiğin insanlar nerde amınakoyim? demek.Bir şeyler denemek, bir şeyler söylemek. Bir şeyler konuşmak. HA mutlu muyuz? Yine hayır. Sıkıldım, zaten ucuz olan kalemimin bu kadar mutsuz olması beni yordu. Şuraya artık mutlu bişiler yazsam ya? Birine akroştiş şiir yazsam mesela küçük çocuk gibi mutlu olsam. Duygusal bebeyim aşamıyorum. Sorry...

7 Ağustos 2018 Salı

Öğle yemeği

Ansızın yağan yağmur gibiydin.
Kavrulurken kalbim,damla damla geldin.
Yüzümü güldürdün,şaşkına döndüm.
O ilk akşam sanki yeniden doğdum.

Saçlarına dokunmuştum yavaş yavaş.
Haberimiz yokken öpmüştüm dudaklarından.
Kokunu ilk kez almıştım,yanmıştım.
Halbu ki ben,sende aşıksın sanmıştım.

Yoluna canımı koyduğum tatlı kadın.
Bana söyle,çok sevmek miydi günahım.
Kavuşmaya gün saymaktan yaşlanmışken.
Öyle bir gittin ki.. karanlığın içinde yalnız bıraktın.

07.08.18

14 Ocak 2018 Pazar

Daha bi büyümek

Evet dostlar çokça zaman geçmişken tekrar karşınızdayım.
Kendi kendime baktım hep, ne hissettim ne yaşadım.Ne kafalara girip kimleri sevip kimlere özlem duyuyordum kaydettim hepsini.
Bu çokça geçen zamandan sonra yazdığıma pişman olduğumu,bırakın yazmaya pişman olmayı düşündüğüm için kendimden utandığımı, kendime üzüldüğümü sizlere söylemek istedim.
Kurban'ın bir şarkısı var bilenler bilir.Yalan dostum aşk diye bir şey yok. Kendimle hala barışmamış ancak içimdeki duygusal çocuğun kilitlerini kırmış durumdayım.Kadınların hiç biri gerçek değiller hala.Üzgünüm............................................... Ha birde askere gidiyorum ay sonu. Hakkınızı helal edin.

27 Eylül 2017 Çarşamba

Leyla

Yine leyla,yine karışık işler.
Gündüzleri yok olan , bazı günlerde akşam çöktüğünde bazen gece yarısından sonra gelen leyla.
Hayatımın en büyük sevgilisi. En güzeli leyla.
Bazen evlenmişiz,seyahat ediyoruz.
Bazen evlenmişiz,ben sabah işe gidiyorum.Evde çocuklarım ve leylam beni bekliyor.Leyla yapmış tarhana çorbasını evden adımımı attığım anda bütün yorgunluğumu alıyor.
Bazen lisedeyiz leylayla,kaçak göçek aşk yaşıyoruz.
Bazen yaşlıyız,leyla daha diri benden beni evirip çeviriyor hala.
Çok sevmişiz de sanki hiç aldatmamışız.Sanki gözümüz hiç kimseyi görmemiş bizden başka.
Bazı geceler mutluluktan uyuyamıyorum.
Bazı geceler bekliyorum bekliyorum Leylayı, gelmedi diye uyuyamıyorum.
Uyuyamıyorum işte.
Leylayı anlatayım size :)
Saçları hafif parıltılı siyah gibi,gözleri mavi gibi ama mavi olmayan.Her zaman salaş giyen genelde gri tonlarını tercih eden. Açık renkleri sevmeyen,klasik giyinen bir tip. Giymeyi en çok sevdiği şey koyu gri renkli kendinden 2 beden büyük kot ceketi. :)
Bir Leyla düşünün gri tonlarınla giyinmesine rağmen ona baktıkça içinizi pembeleştiren.
İnsan özlüyor sevdiğini,bazen yolda,sokakta onun ceketine benzeyen ceketler giyen kadınlar dikkatimi çekiyor.Yüzleri değil,ceketleri dikkatimi çekiyor. :)
Kimsenin yüzüne bakmak istemiyorum,inanın içimden gelmiyor.Leyla'dan başkasının yüzüne bile bakmak.
Geçenlerde dediğim gibi lisedeydik.Gözlerimde ufak ufak yaşlarla uyanmışım.Yan odadan gelen seslere uyandım.Sesleri duyuyordum,bir yandan rüyam devam ediyordu.Rüyadan uyanmak en son istediğim şeydi ama insanız işte,bende birden ipler koptu uyanmak zorunda kaldım.Kalktım öğleyi geçmişti.Balkonda bir sigara yaktım.Ağlayarak uyanmanın tadını çıkara çıkara hiç konuşmadan oturdum öyle.
Leylayı bırakıp uyanmıştım bırakın da olsun o  kadar keder.
Çok melankoli gelebilir belki,ya da süslü gelebilir.Leyla benim akıl gerçeğim.
Kimseyi sevemeyip,kimsenin yüzüne bakmamak,hiç bir kadını gördüğümde Leylayı görmüş gibi hissetmemek.
Sevememek.
Aşık olamamak.
Bunlar hep LEYLA..

15 Eylül 2017 Cuma

SANKİ GİBİ

SELAM
Küstahça terkedildiklerim olmuştur. Öylece sanki hiç bir şey olmamış gibi bırakıp gitmeler.Bazen.
Bazen aldatmalar.Bazen "siktir olup git"meler.O kadar değersiz hissettirdikten sonra birileri ağzına sıçmış feleğin çemberi beline dolanmış.Belki aldatılmışsın.Belki kavga etmişsin.Belki sevdiğin birileri eksilmiş hayatında. Hüzne,kedere bulandığın bir gece aklına geldim."Ulan batu iyi çocuktu çok yanlış yaptım" dedin belki.Belki demedin.Küfür ettin. Öyle veya böyle aklına geldi.Bunca acının içinde sığınacak bir dal aradın belki. İyi gelir diye düşündün. Niye çünkü en zor zamanlarını geçirebileceğin insan bendim.Sanki hiç aldatılmamışım.Sanki hiç arkamdan başka insanlar için küstahça cümleler kurmamışsın.Sanki hiç bir şey olmamış gibi.Bazı insanlara bazı zamanlarda öyle değerler verdim ki bazen öyle şeyleri göz ardı etmeyi düşündüm ki. Tahmin edemezsiniz. "Her insan yanlış yapar aq" dediğim oldu.Ama kadın öyle bir kırıyor ki o kalbi. Anasını sikiyor sanki.Kadın,güvensiz,küstah,aptalca hepsine eyvallah ama KALPSİZ nasıl oluyorsunuz?
Yazıklar olsun. Herkese,hepinize.

19 Mayıs 2017 Cuma

Dibi görünmeyen boşluk

Bügün okul hayatımın son dersi olan sınavım açıklandı.Geçmişim dersten.Bitti okul.İçimde adını koyamadığım bir şeyler var.Burukluk gibi.Yaşadığım,büyüdüğüm bu şehirden ayrılmak tuhaf bir şey.
Asıl tuhaf olansa sanki çocukluğumu ellerimin arasından alıyorlar.Beraber büyüdüğüm,beraber güldüğüm,beraber ağladığım kardeşimden uzak kalma hissi tam olarak böyle tanımlanır sanki.Çocukluğum ellerimin arasından kayıp gidiyor gibi hissediyorum.Lisede yaşamıştık bunu.Terminale giderken bir el sallayışı vardı otobüsün arkasından bakıyordum.Tuhaf hissetmiştim.Şimdi ki tuhaflık bunun level atlamış hali sanki.Günde 25 kere aradığım insan haftanın her günü benimle olan insan,nasıl olur ne yaparım hiç bir fikrim yok.Aile sadece anne baba değildir.Bunu öğreten adamdan öyle veya böyle ayrılmak hiç kolay değil şu zamanlarda.Aşk acısı bile bu kadar koymuyordu adama.Bir insan düşünün. Ne arkadaşınız ne dostunuz.Çok farklı siz bir şey söylediğinizde ne cevap vereceğini bildiğiniz bir insan.Sanki damarını kesseler aynı acıyı seninde yaşadığın insan.Sanırım bu dostluğun baya bir level üstüydü.Ömrüm boyunca süreceğini bildiğim tek şey bu.Çok insanlar tanıdık.Nice kahpelikler yaşadık.Elimi koyacak bir omuzu sanki kaybediyorum.Kanatsız bir kuş uçabilir miydi? Sanki tüm gücümün yarısı eksik olacak gibime geliyor.Aynı şehirde değilken sürekli bir yarımlık kalacak gibi geliyor.Sanırım bu duygusal bir tramva.2 adam koymuşsunuz hayatınıza hiç bu adamlar olmassa ne yaparım diye düşünmemişsiniz.Çaresizliğin nasıl bir duygu olduğunu tekrar anladığım şu zamanlarda neye sevinip neye üzüleceğimi şaşırmışım.Aklımda beni yolcu edişleri.Arkamdan el sallayışları var.Zor tutuyorum kendimi tam da şu zaman.Her zaman seveceğim.

27 Nisan 2017 Perşembe

başlıksız

Kalbimin umutsuzluk ve hüzünle çarptığı dakikalarda sevilme hissini kaybetmişken ben sevme hissini de kaybetmişim.Sanki önceki hayatımda bir rüyadaymışım.Bütün rüyalarım kısacıkmış.Hepsi bitmiş gitmiş.Ve bir daha asla rüya göremeyecekmiş gibiyim.Rüya görmemeyi belki de kendim seçtim ya da insanlar bana bunu öğretti.Güvensizlikle,küstahlıkla,vicdansızlıkla.İşin en acısı da insan bu rüyaları özlüyor malesef.Birisi olsun diyorsun ya.Her dakika kalbimin içinde çarpan birisi.Yüzüne üç saniye baktığında aptal aptal güldüğün birisi.Güvendiğin birisi.Yanında hunharca gegirebildiğin birisi olsun istiyorsun.Sevilmek istiyorsun.Koklamak istiyorsun bazen.En içten duygularınla.Sanki o an her şey donmuş zaman durmuşcasına.Sonra bir bakıyorsun hayata.Diyorsun ki ; Ulan hepsi yalan.Ne aşkı bu devirde.Yani anlayacağın bir öyleyim bir böyleyim.Ne mutluyum ne mutsuz.Bazı zamanlarda mutlu oldum.Bazı zamanlarda mutsuz oldum.En kötüsü buymuş.HİSSİZ olmak.Düşünsene kimseye bir şey hissedemiyorsun.sevemiyorsun abi.sahiplenemiyorsun.Bazen kendimi dünyanın merkezinde sadece ben varmışım.Sanki başka hiç bir şey yokmuş gibi hissediyorum.Kocaman dünyada böyle bir yalnızlık neyin kafasıdır?Gittiğim konser alanındaki o gürültüdeki insanlar sanki yok.Aynı gürültüyü duyuyorum ama etrafım bomboş.Sadece çığlık,alkış sesleri.Duyuyorum ama göremiyorum sanki.Kendimle yüzleştiğim şu ender dakikalardan artık nefret ediyorum.Uzun zamandır böyle bir an olmamıştı.Ve inanılmaz dolmuşum.Bardağın boş kısmından bakacak yer kalmamış.Bütün boşluklar acıyla dolmuş.Ufak ufak yudumlaya yudumlaya bitirmişim kendimi.Acıdan ibaret olmuşum.
neyse siktir et

28/04