3 Eylül 2016 Cumartesi

X K İ Ş İ

Şuan bir sahildeyim,her yerim kum içinde kaldı,sanırım denizi hala sevemedim.Burada yüz kadar insan var,çoğu boğulmamak için yüzüyor ve hepsi senden habersiz olmalı.Seninle tanışmamış oldukları için üzülüyorum onların adına.Hiç bekleyemeyecekleri biri onlar için üzülüyor şuan da.Bu iç güdü nereden geliyor emin değilim ama birazdan biraz suya gireceğim.Eminim suda da seni düşüneceğim.Sana senin de bunu beklemene rağmen seni sevdiğimi hiç söyleyemediğim için üzgünüm.Ama ben iyi birisiyim.Kötü ve kayıtsız gibi görünmek isteyen makul bir insan.Belki de bu yüz kişiden daha mutlu,daha insan.
Geçen sabah dişlerimi fırçalarken,insanların dişlerini fırçalarken ne düşündüklerini düşündüm.Neydi dişlerimizi fırçalarken aklımızdan geçenler? Kimsenin böyle bir işle meşgulken dünyayı ya da salt beyaz dişlerle kendini kurtarmayı düşündüğünü sanmıyorum.Galiba gün içindeki en boş şeyleri bu birkaç dakikada düşünüyorduk.Ama ben,aşkım,şimdi hiç utanmadan,sıkılmadan söylüyorum ki uyandığımda aklıma gelen ilk şeysin.Ve günün her detayında orada benimle kalan.Bütün bir hayatı beraber yaşıyoruz haberin yok!
Sana aşık olmak,orospunun birine tutulmak kadar umutsuz,bir köylü güzelini sevmek kadar masum ve bazen saatlerce dalıp gittiğimde bana titreyen elleriyle su getiren babamın elleri kadar tedirgin bir iş. Sen eski beraber olduğum kişilere göre sahilde geçirilen bir gün gibisin.Ve bana bütün bu aptal aşık laflarını yazdıran Julietin siluetisin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder